Bel ve Boyun Ağrıları

Åžubat 14th, 2009

Çoğu insan sakatlıklardan sonra gelen ataklar sonucunda devamlı olarak ağrı sorunları yaşayabilirler.Hastaların kendilerine dikkat etmeleri ve ağrılar geldiği anlarda ise egzersiz yaparak kendilerini tedavi edebilmelidirler.Özellikle omurganın el ile tedavisi en etkin olan tedavi şeklidir.Son zamanlarda yapılan çalışmalarda bu tür omurgaları düzeltme işlemlerinde etkinlikleri abartıldığı gözlemlenmiştir. Bu tür tedavilerin etkisi azdır. Bu pasif tedaviler hasta bağımlılığı oluşturabilir. En etkili tedavi egzersiz türü olan tedavi şeklidir.

Boyun ile beldeki ağrıların çoğu mc kenzie kendi kendini tedavi şekli ile oluyor. Bu durum %80 lik bölümün %10 kısmı da klnik tedavisi gerektirmektedir.Manipülatif tedaviler ise her ağrı çeken için ideal değildir ve ultrason ile elektroterapi aletleri ile bel , boyun ağrılarını iyileştirmek içindir.Bu tedaviler ise tek başına kesin yeterli olduğuda kanıtlanmış değildir.

Bel ile boyun ağrılarının ilk bir kaç günü tavsiyesi gerekli olabilir fakat ağrı fırsat verdiği sürece hareket yeteneklerine hızlıca kavuşmanız en idealidir. Mc kenzie yöntemi ise egzersizler ile iyileşme sürecini hızlandıracaktır. Bu tedavi doğru olarka yapılırsa eğer ağrılar azalacaktır.Ağrılar başlar başlamaz öncelikle tedaviye başlamalısınız. Ağrı varsa eğer sporu bırakmalısınız. Boyun ile bel ağrılarına klima, nemli ortamlar ve cereyanlar neden olur. Hava akımı arasında kalmak, klima karşısında durmak çok sık boyun ile bel ağrılarına neden olmaktadır. Fakat tek sorun oturma pozisyonudur.Duruş pozizyonları günlük hayatta karşılaşılan zarar veren zorlama hareketlerinden kaçınılması konusunda bilgi sahibi olmalıyız. Bel ile boyunun arkaya doğru eğilmesinde ağrılar azalabilir.

Etiketler: ,

Uyku apnesi ve Uyku BozukluÄŸu

Åžubat 13th, 2009

Uyku apnesi önlemler alınmazsa eğer çok tehlikeli  bir hastalıktır. Gündelik uyku ihityacını genetik şifrelerimiz belirler ve yaşamın %34 ü uykuda geçer. Uyku sorunu çekiyorsanız eğer bu taleplerin olması sonucunda gelişmeler gözlemlendi.

Sabahları yorgun uyanırsanız eğer uykunuda solunum sorunları ve duraksamalar oluyorsa uyku apnesi sorunlarınız oluşabilir. Erkeklerde kadınlara göre iki kat daha fazla olarak görülmektedir.

Uyku apnesinin nedenleri :

1- Santra merkezi nedenlerden solunum çabası olmaz ve beyin solunum kaslarını uyarmaz.Bu durumun en çok ise ilaç zehirlenmelerinde ve beyin hasarlarında meydana gelir.

2) Obstrüktif (engelleyici) apne sorunlarında soluk alma esnasında üst hava yollarında fiziksel engel bulunur. Uyku apnesi daha fazla görülür ve bu anda beyin vücuda nefes emri verir yani diyafram ve solunum kasları bu emire uyarlar.Ancak üst solunum yollarında engelleyen bir bariyer bulunur.

Uyku apnesi hastalığı daha çok büyük şehirlerde yaşayanlarda görülüyor.Uyku apnesine neden olanların başında ise vücudun bağışıklık sisteminin bozulması, mide ve sinir ilaçları, ağrı kesici ve antibiyotikler, kimyasal maddeler ve hazır gıdalar daha çok neden olmaktadır.

Solunum açısından burundan nefes almak önemlidir ve burundan geçen hava ısınır, süzülür ve toksik maddelerden arınır. Nemide alan hava uyku apnesi durumlarında çoğu hasta ağızlarından nefes alırlar. Ağız kuruluğu oluşur ve küçük dil ile birlikte bademciklerde büyür.

Uyku apnesi sorunu olanlarda öncelikle horlama, horlamda duraksamalar, aşırı terlemeler, gün içinde yorgunluk ve uyuklama, sabahları baş ağrısı  gibi durumlar oluşabilir. Uyku apnesi hastalarında yüksek tansiyon, insülin direnci, felç ile kalp krizi ve depresyon gibi hastalıklara yatkınlık taşırlar.Uyku apnesi hastalarında bütün gece uyku tetkiki yapılır.

Etiketler: , ,

Yararları ve zararları olan besinler

Åžubat 13th, 2009

BALIK : Balık besin olarak yağ oranı düşüktür ve hayvansal protein olarak önemli bir besindir. Kaliteli ve yüksek protein bulunan balıkda omega 3, 6 yağ asitleri ile yüksek vitaminler bulunuyor.Bu yağ asitleri kolestorülü düşürüyor. Omega 3 yağ sitleri yine kansere karşıda koruyucudur. Göğüs, prostat ve kolon kanserlerine karşı etkilidir.Zekayıda geliştirir.

Balığın ne gibi zararlı vardır derseniz kirli bir çevrede balıkların besin hasarına sebeb olan cıva ile kirlenmiştir ve çocuklar ile doğurganlık zamanı olan kadınlar civayı almamalıdırlar.Özellikle de dip balıkları olan kılıçbalığı, kiremitbalığı, uskumru dan uzak durmalısınız. Yüzeysel olan balıklardan tüketin.

KAHVE : Kahvenin diyabet ile siroza karşı koruduğu düşünülmektedir. Ancak çalışmalar kahvenin genel bir antioksidan kaynağı olduğu ve mutasyona uğrayan gen taşıyan kişilerde meme kanseri riskinid azalttığı açıklanmıştır. Hafızayı artırabileceği bildirilmiştir.Gebe olan kadınların kahveden uzak durması gerekmektedir.Güne ortalama iki fincandan fazlasını içmeyin.

YUMURTA :  Kaliteli protein kaynağı olan yumurtanın yapısında hafıza kaybına karşı etkilidir. Fakat bir tane yumurtada 186 kolesterol bulunduğu da açıklanmıştır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Menopoz nedir belirtileri nelerdir?

Åžubat 13th, 2009

Menopoz döneminde kadınlar senede bir kez smear testi ile jinokolojik muayaneler yaptırmalılar. Bu muayaneler kadınların yaşlarına göre değişir.Üreme çağında olan kadınların gençliklerinden itibaren senede bir kez jinekolojik muayanesi, vajinal smear tetkiki ile meme muayanesi ve ultrasonografik muayene yaptırması gerekmektedir.

Kırk yaşından üzerinde olan hastalarda ise bunlara ek olarak mamografi ve meme ultrasonografisi ile kan biyokimyası, böbrek ile karaciğer testi her sene yaptırılmalıdır.Sağlık muayenesinden sonra ultrasonografik değerlendirmenin yanı sıra jinokolojik muayane yapılmaktadır. Bu anda da vajinal smear alınır ve üreme çağında yada menopoz sonrasında kadınlardaki en sık testlerden birisidir. Bu test rahim ağzı kanserinin erken tanısı için uygulanır.

Menopozun belirtileri arasında doğurganlık çağı biter ve kadın için yeni bir döneme girilir.Overin yaşlanması ile birlikte oluşur ve kadınlarda östrojen azalır. Bu dönem ortalama olarak ise 40-60 yaş arasında görülmektedir.Bu durum ülkemizde 47 yaş civarıdır. Kadınlar kırk yaşından sonra her beş senede bir kez fiziki muayane, ve senelik meme göğüs muayanesi ile testlerini yaptırmalıdır.

Kırk yaşlarında TSH ölçümleri de yapılmalıdır. 60 yaşından sonra da iki senede bir bunun tekrarı yapılmalıdır. elli yaşlarından sonra ise gaidata gizli kan ölcümleri yapılmalıdır. Kırklı yaşlarda mamografik tetkikler başlanması önemlidir ve menopoz tanısı için gereklidir.Menopoz dönemine yaklaşırken adet kanamalarında değişmeler oluşabilir yada tamamen kesilebilir.Bir uzmana başvurmak gerekmektedir.

Etiketler: ,

Boyun Ağrıları

Åžubat 13th, 2009

Boyun ağrıları baş ağrılarına da sebeb olabilir. Stres, kazalar ve kötü duruşlardan dolayı boyunda ağrılar oluşabilir. Çarpmalardan dolayı boyun ağrıları oldukça sıkça görülür.Boyunda sertlleşme, kol ve boyuna gelen hissiszlik duygusu oluşabilir.Bu tür bir kaza sonucunda yapılan en büyük hata ise boyunu yokladıkdan sonra dikkat edilmemesi ile başlanır. Başlangıçda bir sorun olmaz ancak kaslar ile sinirlerdeki sorun iki gün içerisinde kendisini gösterecektir.Bundan dolayı da boyun ile sırtta bir ağrı görülebilir. Kas gevşeltici ile ağrı kesicilier kullanarak yatarak dinlenilmesi gerekir.Boyuna sıcak bez tatbikide uygulanabilir.Boynun uzun müddetçe kasılmasından dolayı da ciddi boyun, omuz ve baş ağrıları oluşabilir.

Yanlış duruş bozuklukları, aşırı soğuk, yorgunluk gibi durumlar, uzun süre masa yada bilgisayar başında çalışanlar hareketsiz kalırlar bundan dolayı da ağrılar oluşabilir.Boyun fıtığı oluşabilir ve omurları koruyan diskler yastıkçılarının yaşlanmadan dolayı yırtılması ile boyun fıtığıda oluşabilir.

İnsan bedeninde en hareketli kısımlar bel ile boyundur. Buralarda fıtık sorunu görülebilir. Boyun fıtıkları 5 ve 6 ıncı boyun omurlarında görülürler. Sinir köklerine baskı yapar ve tutulan sinir köklerine yayılan bölgede aşırı ağrı ve yanma hissi, hissizlik ile güç kaybına neden olabilir.Bu gibi bir durumda yatak istiharatı gerekir. Fizik tedavi yetmezse eğer oraya ilaç verilebilir.

Boyun egzersizleri ve boyun  hareketleri yaparak boynu koruyabilirsiniz. Otururken, ayakda yada yürüken hareket edebilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , , , ,

Deodorant Kullanımı Nasıl Olmalıdır?

Åžubat 13th, 2009

Terden dolayı oluşan kokuları önlemeniz için öncelikle temiz olmak gerekmektedir. Deodorantları kullanırken temiz olan koltuk altına sürülmesi en uygun olanıdır.Terli olan cildinize deodorantı sıkarsanız eğer ağır bir koku oluşur buda hoş olmaz. Sprey olan deodorantları koltuk altına on santim uzakdan ve kutuyu dik olarak çalkaladıkdan sonra  sıkmalısınız.  Kuru ve temiz cildinize stick olan deodorantları sürebilirsiniz.

Yeniden deodorant sıkmanız için temiz bir koltuk altı şarttır. Silerek deneyebilirsiniz. Aşırı terleme sonucunda insan vücudunda ter bezleri çalışır ve vücut yüzeylerine sıvı salgılanır. İnsanlar iki tür terleme yapar. Küçük olanı kıl köklerine bağlıdır ve bu köklere açılan apocrine ter bezleri bulunur.

Eccrine ter bezleri insan vücudunda dağılmışlardır ve iki yada üç milyon adet kadar ter bezi vardır. Cildin çok damarlı ve kırmız olan bölgelerinde ter bezleri yoktur.Bu ter bezlerinin işlevleri fiziksel ortamlrda vücut ısısının dengelelenmesi içindir. Eccrine ter bezlerinin alışması demek insanların tüm mevsim tiplerine alışması anlamına gelir.Terin buharlaşması sonrasında derideki kılcal olan damarlar soğurlar ve vücut ısısı ise düşer. Eccrine ter bezlerinin diğer bir işleci ise avuçlarda ve ayak tabanlarındaki meydana gelen terlemelerdir.Eccrine ter bezleri temel olarak su içerir.

Apocrine ter bezleri ise koltuk altında, genital bölgelerde ve yüz çevresinde bulunurlar.Farklı şekilde dağılmışlardır. Koltuk altında apocrine ter bezleri eccrine ter bezlerine nazaran on kat daha fazladır.

Etiketler: ,

Cildinize göre parfüm seçimi

Åžubat 12th, 2009

Parfümü temiz cildinize uygulamak önemlidir. Banyodan sonra parfüm sürerseniz eğer parfümünüz daha kalıcı olacaktır. Yağlı olan cilt tiplerinde parfüm daha da kalıcıdır.Kuru cildi olanlar biraz daha fazla parfüm sıkmak zorunda kalabilirler.

Sıcak havalarda daha hafif parfümler kullanmalısınız.Parfümler nemli ciltlerde daha güçlenir. Baskın kokuları kışın hafif olanları da yazın sürün.

Sabah erken saatlerinde hafif kokular kullanın. Öğleden sonra ise daha hayatın tadını yansıtan kokular kullanın. Çok fazla ağır olmayan kokulardan seçin. Geceleri ise gizemli ve egzotik kokular kullanabilirsiniz.

Etiketler: , ,


Sitedeki bilgiler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir ve bilgi amaçlıdır. Bu siteyi ziyaret eden herkes bunu kabul etmiş sayılır.

Sağlık

Sayfalar: Geri 1 2 3 ...48 49 50 51 52 53 54 55 56 İleri