Çocuklarda ve bebeklerde Hayvan ısırıkları
By admin | Nisan 23, 2009
Bütün vahşi hayvanların ve evcil hayvanların dişlerinde mikroplar bulunur. Hayvanlar ısırdıklarında delici ve kesici dişleri ile deri dokusunun parçalanmasına ve bütünlüğünün bozulmasına neden olurlar. Bunun sonucunda mikropların vücudun derin dokularına kadar ulaşabilmesi mümkün olur.
Bütün hayvan ısınklanda, deri bütünlüğünü bozan durumlarda tetanoz etkeninin alınma riski akla gelmelidir, kişiye hemen tetanoz aşısı rapeli yapılmalıdır. Hayvan ısırıklarında düşünülmesi gereken tehlikeli hastalıklardan birisi de kuduzdur.
Kuduz enfekte hayvanların tükrüğü ile yayılan öldürücü bir hastalıktır, hastalığa yakalandıktan sonra tedavisi yoktur. Kuşkulu ısırıklarda kuduz mikrobunun dokudan uzaklaştırılması yapılacak ilk ve en önemli iştir. Isırık yeri hemen sabunlu su ile en az 5 dakika yıkanır. Su yoksa herhangi bir sıvı dökülerek yara temizlenir. Kuduz kuşkulu ısırıklarda ısıran hayvanın hemen gözlem altına alınması ve kuduz aşısına başlanması gerekir. On günlük gözlemden sonra hayvan sağlamsa kuduz değildir aşıya son verilir. Ancak bu sürede ölürse kuduzdur, aşıya devam edilir. Eğer gözlem altına alınan hayvan herhangi b»r nedenle kaçar ve kaybolursa, kuduz olarak kabul edilir ve yine kişinin kuduz aşılaması sürdürülür.
Kuduz etkeni merkez sinir sistemine yerleşerek hastalık mey dana getirir. Bu nedenle ısırık yeri başa ne kadar yakınsa has ma için geçen süre o kadar kısadır. Başa yakın, derin ve kuduz kesin olan hayvan ısırıklarında aşıdan ayrı, gamma globa yapılması gerekir.
Koyun beyninden hazırlanmış kuduz aşılarında, aşıya bt sefalit tehlikesi olduğundan, insanda hazırlanmış kuduz aşı kullanılması daha uygundur. Bu aşılar 0,3.7 14 ve 28. gün olmak üzere 5 kez uygulanırlar.
Topics: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Sağlık Bilgileri | No Comments »
İLKYARDIM
By admin | Nisan 23, 2009
Bir kaza ya da beklenmedik sağlık sorununda hayatı durumun kötüleşmesini önlemek ve hastanın sağlığının iyisini sağlamak üzere yapılan uygulamaların hepsine blı yardım denir. Bu İşlemler sağlık mesleği dışındaki kişilerce d lanabilir. Bu durumda müdahelelerin ilaçsız olması gerekir ebe hemşireler ve diğer sağlık personeli gereğinde bazı uygulamalarına da başvurabilirler.
Herhangi bir kaza durumunda: .
1. Sağlık görevlisi sakin olmalı ve etkinliği ele almalıdır
2. Kendi sağlığını ve hayatını tehlikeye düşürecek uygu durumlardan kaçınmalıdır.
3. Eğer İlk yardım gereksinimi doğuran neden ortamd naklanıyorsa hemen o nedeni ortadan kaldırmalı ya da hasU tamdan uzaklaştırmalıdır. (havagazını kapatmak, deriden l zehlri yıkamak gibi)
4. Solunum, kalp atımları, kanama ve bilinç değerlendirmelidir.
5. Hastanın bilinci açıksa onu sakinleştirmelidir.
6. Kendisine yardımcı gerekiyorsa diğer kişilerin ke yardımcı olabilecek biçimde organize olmasını sağlamalıdır. biriken kalabalığı önlemelidir.
7. Yardım edebilecek kuruluşların haberdar edilmesini sağlamalıdır. Telefon edilen kuruluşlara adresin ve olay yerinin tam olarak bildirilmesini sağlamalıdır.
8. Kaza ile ilgili bilgi sağlamalıdır.
9. Gerekli bulgu ve belirtileri saptamak için hastayı muayene etmelidir. Muayenede aşağıdaki soruların cevabı aranmalıdır;
Hastanın bilinci açık mıdır?
Bilinç açıksa hasta söyleneni anlar, sorulanlara yerinde cevaplar verir. Fiziksel kısıtlılık yoksa istenilenleri yapar, bilinç kaybının derecesi dalgınlıktan derin komaya kadar değişebilir. Dalgınlık varsa söyleneni anlar, sözlü cevap veremez hareketleri ile anladığını belirtir. Komaya gidiş varsa hasta sese cevap veremez. Ağrılı uyaranlara cevap verebilir (iğne batması gibi). Derin komada a0rüı uyaranlara da cevap alınamaz.
Bilinci kapalı hastalar hemen yan yüzüstü koma durumuna getirilmeli hastaneye götürülmelidir.
Hastanın solunumu kendiliğinden ve yeterli mi?
Hastanın kafa travması geçirmiş olması, ard arda hi geçirmesi, solunum yollarını tıkayan bir cisim olması vb gibi nedenlerle solunumu bozulabilir.
Hemen hastanın soluk alıp almadığına, alıyorsa solu hizanda ve derinliğinde düzensizlik olup olmadığına bakılmalıdı Soluk almayan hastanın ağız içine bakılmalı, sekresyoı bancı cisim vb varsa çıkarılmalıdır. Daha derinde bir yabancı cisimden kuşkulanılıyorsa hasta baş aşağı gelecek biçimde yatarak sırtının ortasına bir kaç kez vurulmalıdır. Hastanın yaka düğmesi kravatı, boyunbağı gevşetilmeli. varsa takma dişleri çıkartılm Solunum geri gelmeyecek olursa yapay solunum yapılmalıdır yeniden canlandırma)
Hastanın nabız ve kan basıncı normal mi?
Hastanın boynu, el bileği ya da kasık bölgesinden nabı> bakılmalı, atımlar hiç yoksa hemen dışardan kalp r yapılmalıdır, Kalp atımları çol düzensiz, yavaşlamakta ya da derinden geliyorsa hasta hastaneye taşıma olanaklan araştırılırken, hava yolu açılmalı oksijen verilmeli, kanama olup olmadığı araştırılmalı, varsa c rulmalı elde olanak varsa hastaya mayi (ringer laktat ya da fizyolojik) takılmalıdır.
Nabızdaki bozuklukların yanısıra hastanın kan bası düşmekte, derisi kül rengi görünümünde, soğuk ve nemli İse gular şoka girmekte olduğunu gösterir (Hasta sırt üstü ve b; yatayla otuz derecelik açı yapacak biçimde yatırılır. Yuk önlemlerle solunum ve dolaşım desteklenirken, hipotermiyi ö için vücut battaniye Ue sarılır ve varsa sıcak su torbaları İle bö;, le durumlarda sıcak su torbalarının battaniye ya da altına konulması ve tek bir bölümün aşın ısıtılmasından kaç gerekir.
Hasta uygun pozisyonda, ilk yardım yapılmış durumda bir sağlık kurulusuna sevkedilir. Paniğe kapılarak hastalan solunum yolunu açmadan, kanamayı durdurmak için gerekli İşlemleri yapmadan, ısıtmadan, kısaca gerekli ilk yardım uygulamalarını yapmadan sevk etmeye kalkışmak. belkide hayatı kurtulabilecek bir kişinin ölüme terkedilmesi anlamına gelir.
Topics: Sağlık Bilgileri | No Comments »
Çocuk Felci
By admin | Nisan 23, 2009
3 tipi olan çocuk felci virüsüdür.
Tanım
Kişilerin büyük çoğunluğunda çocuk felci ateş. boğaz ağrısı, bulantı, kusma ile giden ve üç gün kadar süren hafif bir hastalık halinde geçer. Hastalann hemen hemen üçte birinde 1-7 gün kadar bir düzelme dönemi geçirilir. Bundan sonra ağrı ve ense sertliği ile belirgin daha şiddetli belirtiler ortaya çıkar.
Çocuğun beyin omurilik sıvı örneği lumbal ponksiyonla alınarak incelendiğinde proteinlerde hafif artma, şekerde hafil düşme ve lenfosit artması görülür. Daha sonra kas ağrısı ve duyarlılığı ile birlikte felç gelişir. Bu hastalık omurilik ön boynuz hücrelerini tuttuğundan felç asimetriktir ve boyutları kişiden kişiye değişiklik gösterir. Alt ekstremiteleri daha fazla tutar. Tipik olarak duyu kaybı yoktur. Çok şiddetli biçimlerinde solunum ve yutma kaslarının felci sonucu ölüm ortaya çıkabilir.
Ateş düştükten sonra hastalığın şiddeti azalır. Felcin derecesi daha sonraki on sekiz aylık dönemde giderek azalma gösterir. İyileşme durduktan kesin felç kalıcı biçimi oluşturur.
Bulaşması
Vücuttan dışkı ile atılan virüs yakın temasla, sütle, yiyeceklerle, kirli sularla ve dışkı ile kirlenen çeşitli maddelerle diğer kişilere bulaşır. Sağlık önlemlerinin ve çevre sağlığı hizmetlerinin yetersiz olduğu insan atıklarının sağlıklı olarak yokedilemedigl bölgelerde başlıca dışkı ağız yolu ile geçiş gösteren hastalıktır.Vakaların en bulaştırıcı dönemi belirtilerin ortaya çıkmasından sonraki ilk bir kaç gündür. Virüsün dışkı ile atılımı haftalarca sürebilir.
Tedavi
Felçli organların kullanılması, uzun süreli fizik tedavi uygulamaları ile sağlanabilir.
Komplikasyonlar
Bıraktığı sekeller kalıcı hale gelmiş değişik derecelerdeki felçlerle, nadiren akut dönemdeki solunum kası felçleridir.
Solunum güçlüğü olan ve uzun süre yatan hastalarda ikincil bakteriyel pnömoniler. yatak yaraları, eklemlerde sertleşmeler gelişebilir.
Korunma
Ülkemizde sabin tipi ve her üç tip çocuk felci virüsünü içeren canlı aşı ağız yoluyla uygulanmaktadır. Doğumdan sonra 2, 4. 6. aylarda normal aşılama bir yıl sonra da pekiştirme uygulaması yeterlidir.
Topics: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Sağlık Bilgileri | No Comments »
Bebeklerde ve Çocuklarda Su Çiçeği
By admin | Nisan 23, 2009
Uçuk virüsü grubundan bir virüstür.Su çiçeği ileri derecede bulaşıcı ve çocuklarda oldukça haflf geçen bir hastalıktır. Su çiçeğine yakalanmış bir hasta ile temas edildikten iki hafta kadar sonra hastalık ortaya çıkar. Hafif ateş ile birlikte genellikle saçlı deriden başlayan makülopapüler döküntüler gelişir, hızla vesikülleşir. Lezyonların makûl, papül ve vesikül tipleri aynı zamanda görülür. Vücudun kapalı yerlerinde daha çok döküntü vardır. Kolluk altında, ağız içinde, konjuktivada da görülebilen döküntüler bazen farkedilemeyecek kadar az olabilir. Hastaların başlıca yakınması kaşıntıdır.
Oluşan kesecikler daha sonra kabuklanır ve iz bırakmaksızın kaybolur. Ağız içerisinde ortaya çıkan döküntüler soyularak yaralar meydana getirebilirler.
Bulaşması
Döküntülerin başlamasından 5 gün önce ve döküntünün ilk altı gününde damlacık yolu ile ve doğrudan temasla bulaşır.
Tedavi
Bağışıklık sistemlerinde yetersizlik olan çocuklarda hastalık ölümcül olabileceğinden antiviral (virüslere etkili olan) İlaçlarla tedavisi gerekir. Sağlam çocuklarda herhangi bir tedavi gerekmez. Ancak ateş düşürücü olarak aspirin kullanılmamalıdır. Bu hastalarda Reye sendromu adı verilen bir çeşit ansefalite yol açtığı düşünülmektedir.
Komplikasyonlar
Su çiçeği sağlıklı çocuklarda seyrek olarak kompllkasyon yapar. Nadiren ansefalit görülebilir. Döküntülerin başlamasından 3-8 gün sonra ataksi (Sarhoş gibi yürüme) ile ortaya çıkar. Su çiceği sırasında ikincil baktertyel enfeksiyonlar ya da doğrudan su çiçeğine bağlı viral pnömoni öldürücü olabilir. Çocuklarda hafif erişklnlerde daha ağır gelişir. Doğumdan sonra 5 İle 10 gün arasında su çiçeğine yakalanan bebeklerle, hastalık çok ağır geçer.
Korunma
Su çiçeği aşısı vardır. Ancak yaygın olarak uygulanmamaktadır Bağışıklık sisteminde yetersizlik olanlarda (kanser, kortikosteroic kullanımı vb gibi) uyglanılabilen öldürülmüş virüs aşısıdır. Anneder geçen antikorlar bebeği altı ay korurlar. Hasta ile temastan sonra A gün İçinde immün globulinle korunulabilir.
Topics: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Sağlık Haberleri | No Comments »
Bebeklerde Çocuklarda Kızamık Hastalığı
By admin | Nisan 23, 2009
Kızamık virüsüdür.Bir kızamıklı ile temas ettikten on gün kadar sonra nezleye benzeyen başlangıç belirtileri ile ortaya çıkar. Ateş, gözlerde kızarma, ışığa bakamama, yaşarma, burun akıntısı, ve öksürük görülür. Yanak içi mukozasında İkinci molar diş hizasında parlak kırmızı bir taban üzerinde beyaz küçük noktacıklar halinde “koplik” lekeleri ortaya çıkar. 3-4 gün sonra önce baş ve boyundan başlayarak aşağı doğru yayılan kırmızı ufak döküntüler belirir. Ateş düşer. Döküntüler başlangıçta çok sayıdadır. Giderek birleşme eğilimi gösterir. Üçüncü günden sonra solmaya başlayarak bir hafta içerisinde kaybolurlar. Yerlerinde bir kaç gün sonra ince kepeklenmeler görülür.
Kızıl Bulaşması Damlacık yoluyla ya da enfeksiyona yakalanmış kişilerinburun ya da boğaz akıntılarına değme ile yayüım gösterir. Başlang belirtilerinin ortaya çıkmasından iki gün önce ve döküntüleri görülmesinden beş gün sonraya dek bulaşüncıdır.
Tedavi
Yoktur. Bakterilerin neden olduğu komplikasyonlar ömeği akut otltis nıedia (orta kulak iltihabı) ya da pnömoni (zatür gelişmişse uygun antibiyotikler, yüksek ateş için ateş düşürücül* verilir.
Komplikasvonlar
Başlıca komplikasyonlar arasında solunum yolu enfeksiyoı lan ve orta kulak iltihabı vardır, özellikle beslenmesi iyi olmayî çocuklarda olmak üzere zatüre ölüme yol açabilir. Ateşi düştükten sonra yeniden yükselen, öksürük, nefes darlığı, gelişen çocuklarc zatüre akla gelmelidir. Kızamığa yakalanan bin çocuktan birinde a sefalit olabilir. Bu çocuklarda şiddetli baş ağrısı, uyku hali. havs geçirme, kusma görülür. Ensefalite yakalanan hastalarda ölür kalıcı sekeller. sağırlık ve davranış bozukluklan meydana gelebilir.
Kızamık geçirdikten 7-10 yıl sonra subakut sklerozan panens falit gelişebilir. İlerleyici, ölümcül bir santral sinir sistemi ha talığıdır. Bu hastalar hareket ve davranış bozukluklan gösterir
Korunma
Kızamık aşı ile korunulabillr bir hastalıktır. Aşı en erken dok zuncu ayda yapılır. Yaşamın ilk altı ayında anneden geçen antlkorl bebeği korurlar. Kızamıkla temastan sonra ilk kırksekiz saatte a ilk altı günde immünoglobulin verilmesi ile korunulabilir. Kızartı döküntüleri çıkmış bir hastadan en az beş gün süreyle uzak dun ması gerekir.
Topics: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Sağlık Bilgileri | No Comments »
Bebeklerde ve Çocuklarda Kızıl
By admin | Nisan 23, 2009
Tanım
En çok boyunda göğüste, koltuk altı, kasık ve dirsekte görü kırmızı, ince, deriden kabank, noktamsı. döküntüler ile belirgin basınca beyazlaşır. Yanaklar kırmızı fakat ağız çevresi beya? Ateş çoğunlukla yüksektir. Boğaz kırmızı ve ağrılıdır. Dilde ç görünümü vardır, bir hafta İçinde döküntüler kaybolur. Ateş dC Deride soyulmalar başlar, önce gövde, sonra el ve ayaklarda ob üzere soyulmalar 1-2 hafta sürer.
Bulaşması
Doğrudan ya da yakın temasla bulaşan bir hastalıktır. Mikr
besinlerin alınmasıyla da salgın biçiminde yayılmalar görü
Özellikle kalabalık sınıflar, kalabalık ailelerde kişiden kişiye yaj
çoktur. Tedavi görmeyenlerde bulaştırıcılık süresi 10-21
arasında değişir. Penisilinle tedaviye başlandıktan 24-48 saat s«
bulaştıncılık sona erer.
Tedavi
En etkin liaç penisilindir. 10 gün süre ile kullanılır.
Komplikasvonlar
Sinüzit, rinit. orta kulak iltihabı ve boyun lenf bezlerinde ilti¬hap gelişebilir, seyrek komplikasyonlar arasında ise akut nefrit ve romatizmal ateş sayılabilir.
Korunma
Aşısı olmayan bir hastalıktır. Hastaların erken dönemde teda¬viye alınması ve sağlamların hastalarla temas etmemesi gerekir. Kızıl hastalığı ülkemizde bildirilen zorunlu hastalıklar grubuna girer. Bu nedenle bağlı olunan sağlık kuruluşuna bildirimi yapılmalıdır. Salgın söz konusu ise toplumda duyarlı kişilerin uzun etkili penisi¬linlerle korunmaya alınması gerekebilir.
Topics: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Sağlık Bilgileri | No Comments »
Çocuklarda İdrar yolu enfeksiyonlan
By admin | Nisan 23, 2009
Genellikle kız çocuklarında ateş ya da yenidoğanlanı bazılarında hipotermi {vücut ısısının düşmesi), beslenme bozukluğu sarılık, sepsis tablosuyla belirgin olabilir. Belirti vermeyen bakteriûriden (idrarla bakteri çıkması), pyelonefrite kadar değişe: biçimleri olabilir. Bebeklerde huzursuzluk, ateş, beslenme bozul* luğu, kokulu idrar İle görülebilir. Okul öncesi dönemdeki çocuklarc karın ağrısı, kusma, kokulu idrar, ateş, gece yatağa kaçırma, sık idrs ra çıkma, İdrar yaparken ağn sözkonusudur. Okul çağında] çocuklarda ise ağrılı işeme, yatağa kaçırma, idrar sıklığının artma! ateş, bel ağrısı gibi yakınmalar olabilir. Bebeklerde kız/erkek ora eşitken, daha büyük yaşlarda kızlarda erkeklerden on kat daha faz görülür.
Tanı taze alınmış idrar örneğinde mililitrede 100.000′den faî bakterinin üremesi ile konur. En sık rastlanılan etkenler E.Kc Klepsiyella, proteus gibi bağırsak sistemine ait bakterilerdir. Ço hastalarda direkt idrar muayenesinde her alanda 5′ten fazla löko görülür.
Tedavi İdrarda üreyen bakterinin duyarlı olduğu antibiyotik rin 10-14 gün süre İle verilmesi Üe olur. Tedavi kesildikten 3-4 g sonra yeniden idrar kültürü alınarak iyileşmenin tam ol olmadığına bakılır gerekirse tedavi yinelenir.
Nefrotik sendrom
Yaygın ödem, serum proteinlerinde ileri derecede azalma. İdrarla yoğun protein kaybı.serum kolesterol ve lipidlerinde artma ile giden bir böbrek hastalığıdır. Nedeni bilinmemektedir. En sık 2-7 yaşlarda başlar. Erkeklerde daha sıktır.Göz kapaklarında başlayan ödem, bir kaç günde artar. Alt ve üst ekstremiteleri, yüz ve gövdeyi içine alır. Karında asit olabilir. İdrar miktarı azalır.Hastalığın hafif tipleri kortikosteroid ile tedavi edilebilir. Tedavi idrarla protein kaybedilmesi düzelene dek aylarca sürebilir. Tedaviye yanıt veren hastalarda çoğu kez 1-2 kez yineleme görülebilir. Hafif tipte olmayan hastalar daha uzun ve karmaşık tedaviler gerektirirler. Bir kısım hasta böbrek yetmezliği geliştirebilir.
Enürezis
Çocuğun mesane kontrolünü yapması beklenilen bir yaşta idrar kaçırmasına verilen addır. Mesane kontrolü genellikle 1-5 yaşlar arasında sağlanır. 5 yaştan sonra gece ya da gündüz idrar kaçırmalar enürezis adını alır. Enürezis sıklıkla geceleri yatak islat-mak biçiminde görülür. Gündüzleri idrar kaçırma ise seyrektir ve kız çocuklarında idrar yolu infeksiyonu ile birlikte olabilir.
Genetik eğilim, psikolojik baskılar, boşaltım sisteminin organik bozukluklan, İnfeksiyonlar, enûrezise yol açarlar. Daha önceleri idrar kaçırma sorunu olmayan bir çocukta, yeni bir kardeş doğması, ailede geçimsizlik vb sonucu enürezis başlamışsa psikolojik bir nedene bağlı olma olasılığı yüksektir. Doğumdan İtibaren hiç idrar tutmamış çocuklarda organik bir neden düşünülür başarıyla tedavi edilir. Gece çok sulu gıdalar almamalı, yatmadan önce T, gece uyanıp bir kez daha tuvalete gitmelidir. İlaçlar ve mesane kapasitesini arttırıcı egzersizlerden de yarar görebilir. Çoğu ergenlik çağının sonlarında iyileşmiş olur
Topics: Bebek ve Çocuk Sağlığı, Sağlık Bilgileri | No Comments »