Bahar Yorgunluğu Nedir? Nasıl Giderilir

Nisan 11th, 2009

Bahar yorgunluğu nedir ve bunun belirtileri nasıl anlaşılır?

Her mevsim sonunda değişimlerde bahar yorgunluğu gözlemlenir. Bu durum bedensel ve ruhsal açıdan kendisini gösterir.Bahar aylarında havalar ısınır ve yatakdan kendimizi zor alırız. Bu gibi durumlarda isteksiz kalkma ve işe gitme durumları da yaşanabilir.Genelde bu durumlar havalara bağlanır ancak uzun süreli olan yorgunlukların ciddiye alınması gerekmektedir.

Dengesiz ve yetersiz beslenme durumlarında eksik vitamin alınmasında ve troid bezinın düzensiz bir biçimde çalışması ile tansiyon ve kalp enfeksiyon hastalıkları yada alkol ile sigaranın fazla kullanımından dolayı yorgunluk belirtileri gözlemlenebilir.

Baharda yorgunluk artmasının sebebi ise havalardaki elektrik yükünün artmasıo ve artı ile eksi iyonların insanlarda olumlu yada olumsuz etkiler oluşturmasıdır. Pozitif olan iyonlar insanların üzerinde zindelik verirkeni, negatif olan iyonlar ise yorgunluk gibi sorunlara neden olabiliyor.Baharda  beden aktif olacak hormonlar salgılar ve vitamin eksikliği ile beslenmede bozukluk durumları varsa eğer vücut buna uyum gösteremez ve bu durumda da yorgunluk artabilir.

Bahar yorgunluğu nasıl giderilir?

Yorgunlukdan uzak durmak için öncelikle vitaminlerin ve minerallerin alınması gerekmektedir. C, B vitaminleri ile birlikte  potasyum ile çinko alınmalıdır.Karbonhidrat ile bitkisel yağlarda düzeyli olarak alınmalıdır ki enerjimizin %75 i bunlardan oluşur. Özellikle taze meyve ile sebzeler, buğday çavdar ekmekleri gibi besinlerde bulunur.

Etiketler: ,

Ağız Kokusu Nasıl Geçer?

Nisan 2nd, 2009

Ağız kokusunun sebebi genel olarak ağız içinden kaynaklanmaktadır. Bundan başka nedenleri ise mide ve bağırsaklar ve ya üst solunum yollarında çıkan enfeksiyonlardır.  Ayrıca çocuklarda ise bağırsak parazitlerine bağlı bir şekilde sabahları ağızda koku oluşabilir ve bazı hastalıklarda ise diyabette ağızda kokular oluşabilir.

Ağız kokusunun ana nedenleri nelerdir?

  • Çürük diÅŸleri
  • DiÅŸ eti hastalıkları
  • Ağızda kuruluk
  • Sigara
  • Ağız içi bakımını yapmamak

Diş doktorunuz sizin ağız kokusunun belirlenmesi için yardımcı olacaktır. Sorun  ağızdan kaynaklı ise eğer bu sorunun giderilmesi içinde gereken tanı ve tedaviyi size anlatacaktır.

Ağız kokusu neden olur? Özellikle beslenirken dikkat edilmeyen besinler, sarımsak ve soğan kana karışır ve akciğerlere kadar ulaşır. Buradan da nefes ile dışarı çıkar. Dişlerin bakımı ve fırçalanması, ağız içi gargarası, sakızda ağız kokusunu önleyebilir. Yine diyet yapan kişilerde ise düzenli beslenme yoksa eğer bu durumda da ağız kokusu oluşabilir. Ağız içi bakımı düzenli bir biçimde yapılmalıdır. Dişler ve dil altında yada çevresinde besinler kalmamasına özen gösterilmelidir.  Yine diş protezi kullananlarda bunun temizliği iyi olmazsa eğer ağızda koku oluşturabilir.

Etiketler: , ,

Diyette kilo verirken yağ yakmanın yolları

Mart 16th, 2009

Beslenme biçimlerinmde genel olarak doğru şekilde spor yapmalı ve doğru bir biçimde yağ yakmalısınız. Bu sayede kilolarınızdan kurtulabilmeniz mümkündür.

Özellikle kilo yakmak için yağları yakmalısınız. Ancak bu nasıl yapılır? Önemli olan şey  doğru bir biçimde beslenmekj ve doğru şekillerde spor ile egzersizler yapmaktan geçer. Beslenme olarak şunlar olabilir :

Bol miktarda su içmelisiniz. Bu sayede ise metobolizmanız düzenlenir. Günlük olarak ise en az  2 litre su için. Enerji verir ve zayıflamanızı sağlar. Aç karna su içmekde vücudunuzdaki toksinlerin atılmasını sağlar. Toksinlerin birikmesini önler ve yağ yakmanıza yardımcı olacaktır.

Günlük 6 öğün tüketin. Öğünleri sık ve az az yemek metobolizmanızın hızlanmasına yarar. Bu sayede ise ana öğünlerin arasında ara öğünler de yapmalısınız. Metobolizmanız hızlanır ve kan şekeri dengesi korunur.

Aminoasit almalısınız..  Kasların ve dokuların tamiri için önemlidir. Yağ ve karbonhidrat açısından az olan diyetlerde ise vücudunuz proteinlerinizi enerji kaynağı olarak kullancaktır ve bu durumda ise kaslarınız zayıflar .Protein ağırlıklı olarak beslenmek ise metobolizmanızın hızlanmasını sağlar.

Yeşillik ve salata tüketin. Çiğ olarka sebze tüketin. Yağlarınızın yakılmasında önemlidir ve antioksidan ise vitaminler alırsınız.

Çok fazla şekerli besinler tüketmeyin. Kan şekeri yükselir ve pankreas insülin hormonu salgılar.Enerji gereksinimi ise insülin ile karşılanır.

Diyet yaparkende kalorilerinize dikkat etmelisiniz.Önemli olan nokta kalorinin yakılmasıdır. Ayrıca minerallar, posalı besinler ve antioksidanlar ile yağ yakımına yardımcı olabilirsiniz.

 Abur cuburdan uzak durun ve cips tuzlu gibi şeylerden uzak durun. Bunlar kilo almanızı kolaylaştırır.

Diyetlerinizde ise doğru olan karbonhidratları seçin. Tamamen karbonhidratsız diyet yapmak sakıncalıdır. Hepsinden az miktarda almalısınız.

Daha çok lifli besinler almalısınız. Diğer bir nokta ise çok yemeklerinizin yavaş yenmesidir. Beyine tokluk hissi en az yirmi dakika sonra ulaşır. Bundan dolayı çok çiğnemelisiniz.

Spor yapın. Özellikle fiziksel açıdan hareketli olmalısınız. Yağlarınızın  yakılması için bu durum önemlidir. Günlük olarak sizi çok fazla yormayacak kadar spor yapmalısınız. Ancak bunu devamlı ve sürekli olarak yapmak önemlidir. Açık havayı tercih etmelisiniz. Bol bol oksijen ise daha etkili olacaktır.

Etiketler: , , ,

Sinüzit ve Tedavisi

Åžubat 28th, 2009

Kafa tasının ön kısmında bulunan sinüsler boşluklar sistemidir ve yüz kemiklerine hafif verdiği ve sonuç olarak ise başı dengeleme için işe yaradığı düşünülmektedir. Sinüslerin çıkış kanalları genel olarak dardır ve bunlara da ostium adı verilir.

Grip ve nezle gibi durumlarda ostiumları saran mukozalar şişer ve çıkış kanalları da tıkanır. Sinüslerin içine hava girmez ve sinüs içindeki sıvılarda dışarı atılamaz ve sinüslerin içinde kalırlar daha sonra da bakteriyel olarak eneksiyonlar oluştururlar. Bu hava dolu boşlukların içini örtek mukoza tabakasınında iltihaplanmasına sinüzit adı verilir.

Sinüzitler 2 çeşittir, bunları da Akut ve Kronik olarak ikiye ayırmak gerekir.

Akut Sinüzit : Bu mevsim değişmeleri ve alerjik sorunlar ile vücudun zayıf kalmas ve banyodan sonra dışarı çıkılmasından dolayı grip yada nezle olunabilir. Bu durumu vücut geçiremezse eğer enfeksiyon sinüzitlere geçer ve ilk ortaya çıkan ve tekrarlamayan soruna akut sinüzit denir.

Akut sinüzit nasıl belli olur belirtileri nelerdir? Gözlerin öevresinde ve yanak hizlarında ödem ile şişmeler ve ağrılı durumlar en sık görülen bulgulardır ve alın hizasında , göz çevresi ve burun iki tarafında baş öne doğru eğildiğinde de ağrı durumları oluşur.Bu ağrılar krizler halinde gelir ve sosyal ile fiziksel aktiviteleri imkansızlaştırır. Geceleri de uykusuzluk yapabilir.Yine burun tıkanması ve iltihaplı akıntılar gelmesi yada burun kanaması ile koku azalması da diğer bir belirtisidir.

AKUT Sinüzitin Tedavisi : Geniş spekturumlu antibiyotikler ve antienflamaturlar veril ve buğu yapmak da fayda verir. Sinüslerin drenajını sağlamak için mukoza ödemlerini çözen ilaçlar ve burun için damlalar verilebilir. Sinüslerin fonksiyonları denen sinüs muhtevasının aspire edimesi yüksek ateş ve dayanılmaz baş ağrısı gibi durumlarda uygulanır bu durumda da genel yada lokal anestezi uygulanarak yapılır.İhmal edilirse eğer akut sinüzitler yeniden tekrarlayabilir.

Kronik Sinüzit ve Tedavisi : Kulak burun boğaz uzmanlarına çok sıkça sıkıntılara sokan hastalarıda o kadar etkiler. Sinüslerin çalışmasını sağlayan ostiumların tıkanmasından dolayı oluşur ve bu durumda ise sinüslerin içerisinde uzun zaman ve sıkça tekrarlayan havalanma ile temizleme sorunu oluşur. Geceleri şiddetli oluşan burun tıkanmaları hastalarda en büyük olgudur. Ayrıca gözün çevresinde ile alında hafif ağrılar oluşabilir.Yine geniz kısmında akıntılar ile boğazda yanma hissi ve ağrılar yada gıcık, ses kısıklığı ile öksürük sorunları oluşturabilir.

Tedavisi :  Bugün sinüs  hastalıklarında en iyi bilgi bilgisayarda tomografi çekilerek görülebilir.Teşhisden sonra ilaç tedavisi başlar. Sinüs mukozaları kemik üstünden beslenirler ve kemiklerin kanlanması ile diğer yumuşak dokulara nazaran daha zordur. Bundan dolayı iki hafta kadar süren antibiyotik tedavileri uygulanabilir. Buruna buğu yapmak sinüslerde bulunan sıvıları sulandırır ve akmasını sağlar.Bugün kronik sünizit endoskopik yöntemler ile tedavi edilebiliyor. Herhangi bir dokuya zarar vermeden hastalığa neden olan lezyonları çıkartıp temizleniyor ve %90 oranda hastalarda başarılı tedavisi uygulanabiliyor.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Çocuklarda Baş Ağrısı

Åžubat 28th, 2009

Yetişkinlerde değil çocuklarda da baş ağrıları oluşabilir. Bu durumun %50 kısmı çocuklarda migrenden dolayı oluşabiliyor. Nörolojik hastalıklar çocuklar ve yetişkinler de de görülebilmekte ve ayrıca çocuklarda yetişkinlere göre çıkış durumları ve teşhis ile tedavisi de farklıdır.

Beyin ile alakalı olan ve beyin içi, beyin zarı ve kafatası ile alakalı olan sorunlar nörolojinin alanına girer ve migren, menenjit, epilepsi, damar tıkanıklığına bağlı durumlar, beyin kanaması, doğum ve gebelik travmalarına bağlı sebeblerden dolayı beyin içinde madde birikimlerine ait olan hastalıklar ve multipl skleroz ile lökodistrofiler gibi beyin madde hastalıklarında yada kalıtımsal olarak çıkan hastalıklarda  ve,  distoni, kore, parkinson , beyin tümörleri gibi çocuk nörolojisi alanına giriyor.

Ayrıca kas yada kavşak hastalıkları gibi durumlarda doğumsal yada sonradan oluşması da çocuk nörologlarınca tedavi edilebiliyor. Başlıca belirtileri ise çocukların gelişmesinde durma yada gecikme ile hissedebiliyor. Çocuklar aynı zamanda da oturamaz yada yürüyemez ve sıkça düşmeler başlaması ile birlikte gözlemlenebiliyor. Ayrıca çocukların el ve kollarında da zor kullanması durumları oluşabilir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte de bacaklarda fark edilen sertlikler halk arasında spastik kelimesinin yerleşimine neden olmuştur.

Hastalıkların şiddetine göre bazı çocuklarda konuşma ile zekalarında etkilenmeler de oluşabilir.

Kıskançlık Sorunlara Yol Açıyor

Åžubat 28th, 2009

Hastalık biçiminde görülen kıskançlık durumlarının piskolojik ve kişilik sorunlarına neden olduğu bildirildi.

İnsanların ihanete uğraması ve aldatılma ile birlikte yaşanan korkular eşler üzerinde mutsuz bir yaşam ve birlikte yaşanan kişilere de bundan dolayı dünyalarını zehir ettikleri açıklandı.

İnsanlarda bazı kıskançlıkların olmasının doğal olduğunu belirten uzmanlar bunun fazla olması durumunda ise mantık dışı olmasından dolayı da paranoyak sorunların oluşabileceğini bildirdiler.

Kıskançlığın hastalık durumuna kadar gelmesinden dolayı kıskançlık hastalığı tedavisinin de oldukça zor bir durum olduğu açıklayan uzmanlar aldatıldıklarında, ihanet durumunda mutsuz yaşamla karşı karşıya kalabildiklerini belirttiler. Bunları kendilerine göre kanıtlar bulan ve sürekli olarak sorular ile eşlerini takip edenlerde cinayet durumlarına kadar gidebildiği vurgulandı.

Etiketler: , , , , ,

Havuç Gözlere İyi Gelmiyormuş

Åžubat 28th, 2009

Amerikalı uzmanların on iki senedir yaptıkları araştırmalar sonucunda şaşırtan bir gerçek ile karşı karşıya kalındı. Senelerden beri havuç gözlere iyi gelmiyormuş..

Amerikada yapılan araştırmada beta karoten açısından çok zengin olan havuç, gözlere iyi gelmediği açıklandı ve bu araştırma tam olarak on iki sene sürdü.

Yaklaşık olarak on iki sene süren kapsamlı yapılan araştırmalarda yaşlılığın getirmiş olduğu göz zayıflıklarından korunmak için beta karoten içerikli haplar verilen hastalarda verilmeyenler ile karşılaştırıldığında herhangi bir fark olmadığı gözlemlendi ve beta karotenin tek başına alındığında ise bir faydası olmadığı, bunların vitamin ve çinko ile birlikte alındığında faydalı olduğu açıklandı.

Etiketler: ,


Sitedeki bilgiler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir ve bilgi amaçlıdır. Bu siteyi ziyaret eden herkes bunu kabul etmiş sayılır.

Sağlık

Sayfalar: Geri 1 2 3 ...42 43 44 45 46 ...54 55 56 İleri