Bebek ve Çocuklarda Kızamık Aşısı

Nisan 22nd, 2009

Kızamık aşısı
Civciv embriyo kültüründe hazırlanan canlı virüs aşısıdır. Tel basma ya da kızamıkçık (MR) ve ek olarak kabakulak (MMR) aşılaı ile karma preparatlar vardır. KoruyuculuÄŸu % 96′dır.
9 ayda tek doz yapılır. Bu çocuklara olanak varsa 15 aylıktaı sonra MMR aşısı yapılarak hem kızamık aşısının koruyucu değeı artırılabilir hem de kızamıkçık ve kabakulağa karşı korunabilirleı Kızamıklı bir hasta ile temas etmiş çocuklara ilk 72 saatte as yapılabilir.
Yan etkileri yapıldıktan hemen sonra görülmez. 5-6 gün som 39 dereceye varan ateş. hafif döküntü olabilir. Kısa sürede geçe; Kızamık geçirenlere veya daha önceden aşılanmışlara yenide yapılmasının zararı yoktur. Yumurtaya allerjisi olanlarda hafif aile jik reaksiyonlar olabilir. Bu durum aşılanmaya engel değildir.

Etiketler:

Bebek ve Çocuklarda ABO uyuşmazlığı

Nisan 22nd, 2009

İnsan eritrositlerinin A ve B harfleri ile belirtilen antijenle: vardır. Bu antijenler kan grubunu belirler. Eritrositlerde A ve B ant Jenlerinin bulunmasına göre İnsanlar, A. B, AB ve O olmak üzere kan grubuna ayrılırlar. A kan grubunda bir kişi. anti B. B kan grubuı da bir kişi anti A O kan grubunda bir kişi hem anti A hem anti B aı tikorlan taşır. AB kan grubu kişilerde bu antijenlere karşı antik  yoktur.
O kan grubunda bir anne kan grubu A ya da B olan bir bebe doÄŸurduÄŸunda ABO uyuÅŸmazlığı görülebilir. O grubu kan taşıyan h annede anti A ve anti B antikorlar vardır. Bu antikorlar plasenta yi luyla bebeÄŸe geçerler. BebeÄŸin eritrositleri A veya B’den birin: özelliklerini taşıdığı zaman anneden geçmiÅŸ olan antikorlar bebeÄŸ eritrositlerini yaÅŸamın ilk gününden itibaren hızla parçalarlar ve t lurubin açığa çıkar. Bilurubin tehlikeli düzeylere çıkınca bebeÄŸ kanı deÄŸiÅŸtirilerek antikorlar ve fazla bilurubin alınır. Bazen bir k< bazen bir kaç kez kan deÄŸiÅŸimi gerekebilir. Kan grubu AB olan anrı lerde ise anti A ve anti B antikorlan bulunmadığı için bebeÄŸin kî grubu ne olursa olsun bir uyuÅŸmazlık tehlikesi söz konusu olamaz, kan grubuna sahip annelerde anti A A kan grubuna sahip anneler ise anti B antikorlan vardır. Bu nedenle kan grubu A olan bir ara¬kan grubu B ya da AB olan bir bebek doÄŸurduÄŸunda, ya da kan grul B olan bir annenin A ya da AB kan grubunda bebeÄŸi olduÄŸunda aj; sorun ortaya çıkabilir. ABO uyuÅŸmazlığı en sıklıkla O grubu anne! rin bebeklerinde görülür.

ABO laların ancak %10 unda sanlık görülür. Sanlık ıda yoktur, ilk 48 saat İçinde ortaya çıkar.

Etiketler:

ÇOCUKLARDA SARILIK HASTALIĞI

Nisan 22nd, 2009

Sarılık
Bilurubin birikmesine bağlı olarak deri ve mukozaların sanyı boyanmasıdır. Bilurubin kandaki alyuvarların yıkımı ile açığa çıkaı Karaciğer bu bUirubini konjuge ederek safra kanallarına boşaltır Eğer konjuge edilemezse ya da safra kanallarına boşalülamazsa bi lurubln kanda kalır. Kandaki bilurubin yükseldikçe deride ve dlğe dokularda birikir. Deriye san bir renk verir.

Bebeğin önce göz aklan sararır. Sonra yüz derisi, boynu, ko lan, gövdesi ve en sonra bacakları sararır. Bebeğin bacaklarının  sararması kanda bilurubinin önemli oranda arttığını gösterir. Sanlık için erken tanı skleraları kontrol ederek konulabilir. Deriye örneğin burun üzerine hafifçe basınca san renk daha kolay belirginleşir.
Sanlık şu durumlarda tehlikeli olun

a. Erken sarılık
Eğer sanlık ilk 24 saat içerisinde başlamışsa eritrositler çok hızlı yıkıma uğruyor demektir. Bunun sonucunda çok fazla bilurubin açığa çıkar. Eritrositler hızla azaldığı için anemi (kansızlık) görülür. Bu durumda anne ile bebek arasında kan grubu (ABO) ya da Rh uyuşmazlığı vardır. Alyuvarlann çeperine ya da enzimlerine ait bo¬zukluklar da söz konusu olabilir.
b. Şiddetli sarılık
Bütün vücut san ve kanda bilurubin çok yüksekse ÅŸiddetli sanlık var demektir. Normal yenidoÄŸanda kan bilurubin deÄŸeri 2-4 mg/dl arasında deÄŸiÅŸir. 4-7 mÄŸde’nin üzerine çıktığında sanlık belir¬gin olur. Prematürelerde 15 mg/dl, miadında bebeklerde ise 20 mg/dl ye ulaşınca kemikterus riski artar.
c. Gec sarılık
İki hafta veya sonra çıkan sanlık daha çok Infeksiyonlara ve yenidoğan sepslsine bağlidır. Temel nedeni tedavi etmeden düzelmez.
Sanlığın tedavisi fototerapi adı verilen özel dalga boyu olan ışık alünda bebeğin çıplak olarak tutulması ya da kan değişimi ile olur.
Fizyolojik sanlık

Bebeklerin yaklaşık olarak yansı yaşamın 2-5. günleri arası saranrlar. Buna fizyolojik sanlık denir. Tedavi gerekmez. Bebeğin karaciğerinde bilirubini işleyecek olan enzimlerin yeterli olma¬masına bağlıdır. Genellikle hafiftir ve geçicidir. Karaciğerin olgunlaşmasıyla yaklaşık bir hafta İçinde düzelir. Prematüre bebeklerd ise onbeşinci güne kadar sürebilir.
Fizyolojik sanlıkta bilurubin seyrek olarak yüksek düzeyler ulaşabilir. Sanlık artarsa hastaneye başvurulmalıdır. Su kaybı olar (dehidrale) ve aç kalmış bebeklerde bilurubin beyinde hızla birikebi lir. Bu nedenle sanlıklı bebekleri sık sık anne sütü ile beslemek ve  alıyorsa su vermek gerekir.

Etiketler:

ÇOCUKLARDA GÖBEK SORUNLARI

Nisan 22nd, 2009

Göbek ile ilgili sorunlar
Sıkıca bağlanmamışsa göbekten kanama olabilir. Bu nedenle doğumdan hemen sonra kanama varsa yeniden bağlanmalıdır. Yeni doğan bebeklerde göbek kanamasının diğer bir nedeni K vitamini eksikliğidir. İlk bir kaç gün bebeğin bağırsaklarında K vitamini sentez eden mikroorganizmalar bulunmadığından bu vitaminin eksikliği söz konusudur. Kanın pıhtılaşması için gerekli olan bu vitamin yetersiz olunca kanamalar ortaya çıkabilir. Bundan korunmak için doğumdan hemen sonra 1 mg K vitamini kas içine yapılmalıdır. Buna karşın kanama sürerse 1 mg daha K vitamini yapılabilir. Daha fazla K vitamini sarılığa neden olabileceğinden kaçınmalıdır. Uzun süreli kanamaların bir hekime gösterilmesi gerekir.
Göbeğin iltihaplanması (Omfalit)
Göbek düşünce yeri iyileşene kadar özellikle yaşamın ilk haf¬tasında kolayca infekte olabilir. Göbek düşene kadar bebeği yıkamamak, göbeği alkolle silmek, bebeğin alt bezlerini göbeğin altından bağlamak ve göbeği kuru tutmak gerekir. Herhangi bir merhem, yağ vb sürülmemelidir.
Göbek çevresindeki deri kızarık ve şişse. akıntı varsa Infek-slyon ilerlemiş demektir. Buradan bir lam üzerine yayma yaparak etken olan mikroplan araştırmak, kültür almak ve hemen tedaviye başlamak gerekir. Çünkü göbekteki iltihaplar kolayca kana karışır ve septisemi olabilir.

Göbek granülomu
Göbek kordonu doğumdan sonraki saatlerde kurumaya başlar. 4-5 günde alttaki deriden ayrılır. 7-10 günde düşer.
Bebeğin göbeği düştükten sonra yerinde kırmızı bir yara kalır. Bir kaç haftada İyileşir. Bu bölge kuru tutulmalı, iyileşene kadar kabuğu kaldınlmamalıdır.
Bazen iyileşme gecikir ve orada kırmızı bir parçacık (granülom dokusu) oluşabilir. Genellikle önemsizdir. Kaybolması bir kaç ay sürebilir. Yumuşak, hafif sekresyonlu damarlı bir dokudur. Gümüş nitrat kalemi ile yakmak iyileşmesini hızlandırır. Granülom bazan ince bir sapla göbeğe tutunuyor olabilir. O zaman sapı göbek bağı ile sıkıca bağlamak ve dokunun beslenmesini bozarak düşmesini sağlamak mümkündür.
Göbek fıtıkları
* Göbek düştükten sonra göbek halkasının tam kapanmaması ya da zayıflığına bağlı olarak yerinde fıtık oluşabilir. Ağlama ya ds Öksürükle dışan fırlayan üzeri deri ile örtülü yumuşak bir şişliktir Kolayca içeri itilebilir. Çapları  iki santimetreye kadar olan fıtıklar ilk 1-2 yaş içinde kendi kendine kaybolabilir. Daha büyük olanla kendiliklerinden kapanmasalar bile boğulmaya neden olmazlar İleride gerekirse estetik amaçlı cerrahi uygulanabilir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

ÇOCUKLARDA DİŞ GELİŞME DÖNEMLERİ

Nisan 22nd, 2009

DiÅŸ geliÅŸmesi
Nadiren büyüme ve gelişmenin bir göstergesidir. İlk di çıkarma zamanı daha çok genetik eğilimlere bağlıdır. Bazen di: doğumda çıkmış olabilir, aspirasyona yol açabileceğinden bu durun farkedildlği zaman diş çıkarılırlar. İlk diş ortalama 7. ayda çıka ancak 14-15 aya dek gecikmesi de normal kabul edilir. Diş çıkarnu sırasında hafif ateş, ishal, huzursuzluk görülebilir. Beslenme durumı diş çıkarma zamanına etki etmez. Diş çıkarırken önemli yakınmaların dışında ;  yüksek ateş, ishal vb. varsa çoğu kez vücut di rencinin azalmasına bağlı olarak gelişen bir lnfeksiyon hastalığı söz  konusudur. Diş çıkartmasına bağlanılarak ihmal edilmemelidir.
Süt dişleri ve kalıcı dişlerin çıkma yaşları:
5-10 ay 8 – 12 ay 12-14 ay 12-14 ay 16-22 ay 24-34 ay
Süt dişleri:
Alt orta kesiciler
Üst orta ve yan kesiciler
Alt yan kesiciler
Alt ve üst I. premolarlar
Alt ve üst köpek dişleri
Alt ve üst 2. premolarlar

Kalıcı dişler
I. molar diÅŸ Orta kesiciler Yan kesiciler

1. premolarlar

2. premolarlar Köpek dişleri

3.rnolarlar
5-7 yaÅŸ 6-8 yaÅŸ 7-9 yaÅŸ 9-11 yaÅŸ 10-12 yaÅŸ 10-12 yaÅŸ 16-21 yaÅŸ
lçileen suda flor tuzlarının eksikliği diş çürüklerine yol açar. Fazlalığı dişlerde lekelenmelere neden olur.

Etiketler:

ÇOCUKLARDA BÜYÜME VE GELİŞME

Nisan 22nd, 2009

İnsan yaşama bir tek hücre ile başlar. Hergün. her ay, her yıl büyüyüp gelişerek 18-20 yıl içinde gelişmesini tamamlar ve erişkin insan olur.
Vücut hacminin artması “büyüme” doku ve organların iÅŸlev kazanması ise “geliÅŸme” terimleri ile ifade edilir. Büyüme ve geliÅŸme sürecinin sonunda elde edilecek deÄŸer kiÅŸinin genetik özellikleri ve çevrenin birbirleri ile etkileÅŸimleri sonucunda belirlenir.
Çocukların fiziksel gelişmesi doğrusal bir özellik gösterir. Ancak belli yaş dönemlerinde hızlanma ve yavaşlamalar olur. Heı yaş grubu için en sık görülen ağırlık ve boy uzunluğu değeri o yaş grubundaki ortalama değeri verir. Bu ortalama değerleri birleşürer çizgi standart büyüme eğrisini ortaya çıkarır.

Yaşına göre normal büyüme gösteren çocuklar,bu çizi üzerinde ya da ona yakın bölgelerde yer alırlar ve büyüme eÄŸrisin uygun olarak sürekli bir yükselme gösterirler. SaÄŸlıklı çocukları deÄŸiÅŸik cins ve yaÅŸ gruplarında gösterdikleri eÄŸilim normalin alt – üst sınırlarını belirler. YaÅŸa ve cinse göre büyüme eÄŸrilerini ve no malin alt ve üst sınırlarını gösteren grafikler aracılığı ile büyüme – geliÅŸmenin deÄŸerlendirmesi yapılır. Grafikte yatay eksende ayla: göre yaÅŸ grupları, dikey eksende İse boy ya da ağırlık ölçümleri bul nur. Bir çocuÄŸun kilosunun yaşına uygun olup olmadığı kontrol ed lirken yatay eksende ayına karşılık gelen noktadan yukarı doÄŸ çıkılan dikey çizginin, o gün ölçülen ağırlığına karşılık gelen dik eksen üzerindeki noktadan çizilen yatay çizgi ile kesiÅŸtiÄŸi nokta esas alınır. Bu nokta normal sınırlar içinde yer alıyorsa çocuk ağırlıkça yaşına uygun demektir. Normalin alt sınırından daha aÅŸağıda ise büyüme geriliÄŸi vardır. Boy deÄŸerlendirmesi için de aynı yöntem uygulanır ve normal sınırların altında ise kısa boylu kabul edilir.
Büyümeyi değerlendirirken yalnızca o günkü ağırlık ya da boy değeri değil, bu değerin bir önceki ölçümlerle birleştirilmesinden doğan çizgiler yararlı olur. Bu çizgi normal büyüme eğrisine paralel ve normal sınırlar İçinde ise sağlam kabul edilir. Ortaya çıkan çizgi yükselen bir eğri biçiminde değil, düz bir çizgi ise büyüme durak¬lamış, inen bir çizgi ise gerilemiş demektir. Duraklama ve gerileme durumunda elde edilen değerler normal sınırlarda bile olsa önemli bir bulgu kabul edilmelidir. Bu durumda bebek ya da çocukta büyümeyi engelleyen nedenlerin araştırılması ve belirlenilmesi zorunludur.
Fetal büyüme gelişme :
Büyüme ve geliÅŸme intrauterin dönemde en hızlıdır. DoÄŸumdan sonra giderek yavaÅŸlar, intrauterin 10. haftada fetus 3-4 cm. uzunlukta. 18-20 gram ağırbğındadırlar. Bütün organ taslakları tamamlanmıştır. Ancak 28 haftadan önce uterus dışında yaÅŸayamaz. İlk aylarda boy artışı ağırlık artışından daha hızlıdır. 36 haftada fetus doÄŸum boyunun %80′ine doÄŸum ağırlığının ise ancak %50’sine ulaÅŸabilmiÅŸtir.

Etiketler:

Çocuklarda Bronşit ve Akut

Nisan 22nd, 2009

Belirtileri :
1. Etkeni genellikle virüs olan (RSV, Adenovirus, parainfluen-zavirus.l, ancak üzerine bakteriel infeksiyon yerleşebilen
2. Çoğunluğu 6 aylıktan küçük olmak üzere 2 yaşın altındaki ço¬cuklarda
3. Huzursuzluk, burun akıntısı, öksürük, hırıltılı solunum, takipne, çekilmeler, siyanoz
4. Dinlemekle ekspiratuar wheezing, ekspiriumda uzama, yaygın
krepitan ve sibilan railer
5. Nadiren kalp yetmezliÄŸi
6. Havalanma fazlalığı sonu diyafragmanın itilmesine bağlı olarak
saptanabilen hepatosplenomegali
7. Bazen dehidratasyon
8. Akciğer grafisinde havalanma fazlalığı, atelektazi
Tedavisi :

1. Oksijen ve buhar
2. iv. sw 2000 ml/m*. gün 1/4 SF (bkz. İlaçlar, Serum fizyolojik sulandırımlan)
3. Aminofilin (bkz. Haçlar)
4. Ağır solunum sıkıntısı olanlara prednizolon ve adrenalin (bkz. İlaçlar)
5. Asidotik solunum veya kan kimyasında asidoz varsa bikarbo¬nat (bkz. İlaçlar)
6. İkincil bakteriel infeksiyon varsa (ağır hasta, lökositoz, perife-rik kan yaymasında sola kayma ve parçalı hücrelerde toksik granülasyon, akciğer grafisinde infiltrasyon, kültürde üreme) uygun antibiotik (genellikle penisilin + kloramfenikol)

Etiketler: ,


Sitedeki bilgiler çeşitli kaynaklardan derlenmiştir ve bilgi amaçlıdır. Bu siteyi ziyaret eden herkes bunu kabul etmiş sayılır.

Sağlık

Sayfalar: Geri 1 2 3 ...40 41 42 43 44 ...55 56 57 İleri